Hacı Taşan – Develi
26 Temmuz 2009 Pazar
Orta Anadolu Abdal müziğinin önemli icracılarından Hacı Taşan, bir Konya türküsünü Abdal tavrıyla çalıp söylüyor. Hacı Taşan, bağlamasını bazen Konya tavrıyla çalmaya çalışmış ancak yine de Abdal tavrından çıkamamış.
Türkünün sözleri için tıklayın: http://www.turkudostlari.net/soz.asp?turku=18576

Hacı Taşan
Kır İsmail – Çukurova Bozlağı
18 Temmuz 2009 Cumartesi
Kır İsmail, İsmail Tabak veya İsmail Güngör, bugün Adana’nın Karataş ilçesine bağlı olan Tabaklar köyünde yaşadı. Cura ırızvasıyla çalıp söylediği türkülerle tanındı. İsmine ilk olarak Béla Bartók’un Çukurova yöresi derlemelerinde rastlıyoruz. Bartók, aslında diyar diyar dolaşan âşıkların icra ettiği müziğin “saf” kalmayacağını düşündüğünden âşıklardan kayıt yapmak istemiyordu. Kır İsmail’i de âşık sanmış (Kır İsmail âşık değildir. A. A. Saygun’dan Ahmet Yürür’ün aktardığına göre, Kır İsmail askerlik ve çocuklarını nüfusa kaydettirmek haricinde köyünden çıkmamış, Adana’yı dahi görmemiştir), ancak yine de çalıp söylediği iki türküyü fonografla kaydetmiştir. Bu tarihte Kır İsmail 51 yaşında olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla Kır İsmail’in 1881 yılında doğduğu söylenebilir.
Kır İsmail’in ismine ikinci kez, Adana Halkevi tarafından düzenlenen “Karacaoğlan Gecesi”nin program broşüründe rastlıyoruz. Bu broşüre göre “Kır İsmail ve arkadaşları” sahneye çıkıp davetlilere çeşitli Karacaoğlan türküleri söylüyorlar. Burada, “Kır İsmail ve arkadaşları” tabiri üzerinde biraz durmak istiyorum. Kır İsmail’in bu şekilde anons edilmiş olması, bana Kır İsmail’in sadece türküyü okuduğunu, sazı ise bir, hatta birkaç başka kişinin çaldığını düşündürüyor. Broşürde bu konuda başka hiçbir bilgi verilmediğinden bu konunun şimdilik muallakta kaldığını söyleyebilirim.
Kır İsmail bundan sonra da çeşitli araştırmalara malzeme sağlar. Bunlardan başlıcaları, Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Heyeti’ne verdiği türküler (bunlardan sadece “Menevşe Buldum Derede” dizesiyle başlayan türkü notaya alınmıştır), Kurt Reinhard’ın Türk halk müziği hakkındaki araştırmasında okuduğu türküler ve Wolfram Eberhard’ın türkülü hikaye derlemelerinde anlattığı hikayelerdir. Bu çalışmalar 40′lı ve 60′lı yıllar arasında yapılmıştır.
Kır İsmail 1972 yılında vefat etti. Ancak söylediği türküler üzerine halen çalışmalar yapılıyor. Düziçili âşıklar hakkındaki en yeni eseri yazmış olan Bekir İşlek, “Tekeden Teleme Çalmak” adlı kitabının girişinde Ruhi Su’nun da bazı türküleri Kır İsmail tavrında çalıp söylediğini belirtiyor.
Bekir İşlek ve Düziçi’ne gelince, sözü sunduğum bu kayda getirmek istiyorum. Bu kaydı aktardığım duzicililerdernegi.com adresinde başka plak kayıtları da var. Her ne kadar sitede belirtilmese de, bu temizlikte ve yüksek kalitede yapılmış kayıtların, bu işle çok ilgilenen biri tarafından yapılmış olacağı düşüncesinden yola çıkarak, kayda Bekir İşlek sayesinde ulaştığımız söylenebilir.
Kayıtta, Kır İsmail bir “Çukurova bozlağı” okuyor. Bozlağın sözlerine bakılınca, Kır İsmail’in âşık olmadığı anlaşılıyor: Dörtlüklerin kafiyeleri birbirine uymuyor ve mahlas yok.
Bozlağın sözleri:
-1-
ahey,
Havayı da deli göñül havayı
Alıcı guşları da yüksek yapar yuvayı
ahey,
Türkmen gızı da gatarlamış mayayı, mayayı
Çekip gider de yaylasına bir gelin, bir gelin, bir gelin ey
-2-
ahey,
Yörü dilber de yörü de yolundan kalma
Her yüze güleni de dost olur sanma
ahey,
Ölümden gorhup da sen geri durma, sen geri durma
Yiğidin alnına yazılan gelir, uy gelir, vay gelir ey
-3-
ahey,
Yine bulanıyor da yüzü havanın
Yükseğinde şahan döner yuvanın
ahey,
Alnı dop zülüflü de gelin sevenin, sevenin
Acep dünyasına doydum der m’ola, sunam oy oy, dertlim oy oy

Not: Kır İsmail, yazının başında geçtiği gibi Karataş’ta değil Osmaniye’nin Düziçi ilçesi Tabaklar köyünde yaşamıştır. Hatamı düzelten iki ziyaretçiye de teşekkürlerimi sunarım.
Tılı Murat – Kara Koçun Boynuzu
24 Haziran 2009 Çarşamba
Tılı Murat, Afyonlu bir kahveci. Kendisi de kahvesinin müdavimleri de çalıp söyleyen kişiler. Bundan dolayı Tılı Murat’tan birçok derleme yapılmış. Martti Räsänen tarafından ağız araştırmaları için, İstanbul Belediye Konservatuvarı tarafından da halk müziği araştırmaları için, kendisinden türküler yazılmış ve plağa kaydedilmiş. Bu kayıt da İstanbul Belediye Konservatuvarı’nın yaptığı kayıtlardan biri. Tılı Murat’ın curasıyla çalıp seslendirdiği türkünün ilk iki kıtası TRT repertuvarında mevcut. Bilinmeyen bir sebepten dolayı, 3. kıtası repertuvara alınmamış. Sözlerin tamamını aşağıya alıyorum.
-1-
Kara da koçun boynuzu da, vay
Tura da saçın, gülüm/aman, kunduzu da, vay
Gidi de güzelin kızı da, vay
Doğdu da şafak, şafak yıldızı da, vay
-2-
Kara da koç meler gelir de, vay
Bağrımı deler gelir de, vay
Yalınız yatanların da, vay
Aklına/Zihnine neler gelir de, vay
nakarat:
Aman da aman ey, çarşıdan da, vay
Üşkür alıver komşudan
Irak da değil efem, karşıdan
-3-
Dağın başında (aman) tencere de, vay
Tadından eridi de incire de, vay
Bugün de herif (bizi) duyarsa
Verir de bizi, bizi/aman, zincire de, vay
nakarat:
Hadi de hadi gülüm, kravatı
Sevelim takalım kravatı
Mahallî kelimeler: Tura – Kadınların başlarına taktıkları küçük altın dizisi; Kunduz – Büklüm; Üşkür – Mest içine dikilen astar.

Tılı Murat

İstanbul Belediye Konservatuvarı Derleme Heyeti
Hafız Osman Öge – Muhalif Tatyan
24 Haziran 2009 Çarşamba
Şehir muhiti halk müziğine güzel bir örneği Hafız Osman Öge’den dinliyoruz. Sözleri Fuzuli’ye ait, müziği ise anonim. Tatyan formundaki esere klarnetiyle muhtemelen Şükrü Canaydın eşlik etmiş.
sözleri için: http://turkudostlari.net/soz.asp?turku=18101

Hafız Osman Öge
Muharrem Ertaş – Biter Kırşehir’in Gülleri Biter
28 Ağustos 2008 Perşembe
Muharrem Ertaş Dadaloğlu’na ait bir güzelleme okuyor. Türkünün melodik yapısı esas olarak diğer Kırşehirli sanatçıların da okuduğu gibiyse de Muharrem ustanın tavrı kendisini hemen belli ediyor.
sözleri için: http://www.turkudostlari.net/soz.asp?turku=17854

Muharrem Ertaş
Pınar Halaç, H. Rıfat Aydemir, Hasan Özdemir, Ahmet Şahbaz – Yoğurt Çaldım Kazana
28 Ağustos 2008 Perşembe
Yoğurt Çaldım Kazana, Afyonkarahisar Valiliği’nin isteği üzerine Hüseyin Yaltırık ve Servet Yaşar tarafından yapılan derleme çalışmasında kaydedilen, kadınlara mahsus bir oyun havası. Oyun havasına Hasan Özdemir cümbüşü, Günhan Özmen kemanı, Şükrü Özdemir klarneti ve Hüseyin Özdemir darbukasıyla eşlik ediyor.
Sözleri için: http://www.turkudostlari.net/soz.asp?turku=18648
Lol lol losun yeşil yar
Fistanını sürü yar
dizelerindeki kafiye bozukluğu, Afyonkarahisar civarlarında artık “devşir-” fiilinin kullanılmadığını veya yaygınlığını yitirdiğini gösteriyor.
Pınar Halaç, H. Rıfat Aydemir, Hasan Özdemir, Ahmet Şahbaz – Yoğurt Çaldım Kazana

Pınar Halaç

H. Rıfat Aydemir

Ahmet Şahbaz
Rizeli Sadık (Sadık Aynacı) – Erkek Kadın Oyun Havası
24 Mayıs 2008 Cumartesi
Taş plaktan aktarılan bu oyun havası başka bir blogda verilmiş. Bu kayıt da, Ali Rıza Zorlu’nun Ula Zeybeği gibi, Dârü’l-Elhân tarafından Sahibinin Sesi firmasına kaydettirilmiştir.
Ali Rıza Zorlu – Ula Zeybeği
24 Mayıs 2008 Cumartesi
İstanbul Belediye Konservatuvarı (o zamanki adıyla Dârü’l-Elhân) tarafından plak şirketleri vasıtasıyla kaydettirilen bir cura ezgisi: Ula Zeybeği. Muğla, Ulalı Ali Rıza Zorlu çalıyor.

Ula
Saçayak Köyü Yöre Ekibi – Güzelim Ah Sürmelim
22 Mayıs 2008 Perşembe
Balıkesir’in Dursunbey ilçesi Saçayak köyüne ait bu kayıt, 1950′lerin sonu-1960′ların başında yapılmış. Cümbüş, keman ve darbuka eşliğinde yapılan bu kayıtta, Güney Marmara’da yaygın bir şekilde bilinen Güzelim Ah Sürmelim türküsü okunuyor.
Bu türkünün ayırd edici özelliği, nakaratının abcb kafiye düzeninde olmasıdır. Bu tarz türkülerin nakaratlarının ilk dizesi, bu türküde olduğu gibi “Güzelim ah sürmelim” olabileceği gibi, “Güzelliğim güzelliğim”, “A güzelim a kibarım” gibi ibarelerden de oluşabilir.
Bu tarz nakaratlara bazı örnekler:
Güzelliğim güzelliğim/Dur beraber gidelim/İkimizi bir görmüşler/İnkar bari edelim
Güzelliğim güzelliğim/Mendil dolu leblebi/Başımdaki kara duman/Sürünüp de gitmedi
A güzelim a kibarım/Tarlaların motoru/Gözlerime uyku girmez/A kız senden ötürü
A güzelim a kibarım/Bura Keles değil mi/Nere varsam sürmeli yarim/El kapısı değil mi
Türkünün esas dörtlükleri ise yedili heceyle yazılmış manilerden meydana gelir.
Türkünün sözleri:
-1-
Şu dereniñ daşları
Ötüşüyor guşları
Nerde güzel gelin varsa
Giyer Türkmen(?) daşları(?)
nakarat:
Güzelim ah sürmelim
Ni dedim de darıldıñ
Gicelerin ayasında
Kendin geldiñ sarıldıñ
-2-
?
Oturmuş koyağına
Oğlan güzel olursa
Yar (Gız) gelir ayağına
nakarat:
Güzelim ah sürmelim
?
Uçar guşlar uçmaz oldu
Kimden yaptıñ(?) selamı
-3-
Minarenin uşları
Çıkamam yokuşları
Gül dolmuş (Domurmuş) da akıyor
Gül memenin uşları
nakarat:
Güzelim ah sürmelim
Çalınıyor davullar
Böyle midi gostak Kerim(?)
Gurduğumuz gaviller
-4-
Kiremit bacaları
Geymiş alacaları
Nerde güzel gelin varsa
Gebersiñ gocaları
nakarat:
Güzelim ah sürmelim
Daştan atladım daştan
Gelcem dedin gelmedin
Niye çıkardın baştan
Bu tarzdaki bir türküyü Muzaffer Sarısözen Denizli’nin Çivril ilçesinden, Ali Canlı da Konya’nın Akşehir ilçesinden derlemiştr. Türkünün bu yörelere Güney Marmara’dan taşınmış olması mümkündür.
Saçayak Köyü Yöre Ekibi – Güzelim Ah Sürmelim
Not: Türkü sözlerindeki soru işaretleri anlaşılmayan sözlerin yerine konmuştur. Parantez içindeki soru işareti ise, yanına yazıldığı kelimenin doğru olmayabileceğini gösterir.

Saçayak Köyü